8 Nisan 2011 Cuma
Beşiktaş
90 ların sonunda nasıl galatasaray fırtınası vardıysa ilk dönemi de tam bir beşiktaş fırtınasıydı 3 ü üst üste olmak üzere tam 4 şampiyonluk kazandılar 90 ların başında. tarihinin en iyi galatasarayına denk gelmeseler bu sayı daha da fazla olabilirdi. gs dönemi sona erdikten sonra o fırtınayı tekrar başlatma fırsatını 100. yılında lucescu ile tekrar yakaladılar. luce'nin takımı sadece ligde başarılı olmakla kalmadı aynı zamanda avrupada da iyi sonuçlar aldı bir tane de uefa kupası çeyrek finali oynadı. lucescu zor yenilen bir takım yaratmıştı yanlış hatırlamıyorsam 27. haftadaki diyarbakır maçına kadar tek bir yenilgisi yoktu takımın. ama her başarılı takıma oldugu gibi basın eleştirileri lucenin defansif futbol oynattıgı gibi etkenlerle klup antrenörüne sahip çıkmayarak 2. sezon sonunda şampiyon olamadıgı için göndermeyi seçti. ama ne çabuk unutmuşlardı lucescudan önceki şampiyonlugun ondan tam 10 yıl önce oldugunu. luce gidince bir anda takım düşüşe geçti. çok fazla yanlış ve gereksiz transfer yapıldı del bosque gibi takım kurma becerisi olmayan ama kaliteli takımlarla başarılı olan bir antrenör getirilince bu sonuçlar kaçınılmaz oldu. rıza çalımbayın şanssızlıgı da kötü haldeki bir takımın başına geçmiş olmasıydı. Aykut Kocaman fenerbahçenin başına geçmeden daum orda turkiye şartlarına göre iyi bir takım bıraktıgı için Aykut Kocaman başarısız bir durumla karşılaşmadı. Rıza hocadan önce kaliteli bir antrenör en azında iyi bir takım bıraksa işler iyi gidebilirdi. Daha sonra Samsunspor ve Kayserispor da iyi takımlar kurmuş 2 takımda da başarılı olmuş Ertuğrul Sağlam geldi. Ertuğrul hoca iyi de takım kurdu aslında. Beşiktaştan Metalisk takımında elendigi için gönderildi ama metalisk takımı o sene Galatasarayı da yenmiş oldukça başarılı sonuçlar almıştı bir kazaydı sadece. Ertuğrul Sağlam takımı Mustafa Denizliye bıraktıgında liderdi aslında. Mustafa Denizli kendi sistemini getirirken puan kayıplarıyla beşiktaşı geriye düşürmüş daha sonra şampiyon olmuştu. Mustafa Denizli sonuçta çok deneyimli bir hoca. Ertuğrul Sağlam ve ya Rıza Çalımbaydan önce beşiktaşın başında olsa bu yerli antrenörler onun kurudugu takımı daha ileriye taşıyabilirlerdi. Daha sonra zaten Ertuğrul Sağlam Bursasporla şampiyon olarak kendisini gönderenlere en büyük cevabı verdi eğer Ertuğrul Sağlam bu seneye kadar takımın başında kalsa 4. senesi olacaktı ve büyük ihtimalle şampiyonluklara ambargo koymaya başlayacaktı. Galatasaray'ın hali ortada olduguna göre tek rakibi Fenerbahçe kalacaktı ve ondan da 1-2 adım önde olacaktı. sonuçta 4 sene üst üste aynı antrenörle çalışan bir takım her zaman daha avantajlı olur. Beşiktaşın da şuan aynı Galatasaray gibi yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Yapmaları gereken tek şey takım kurabilen bir hoca bulmak. belki eski hocaları daum belki low belki magath...
Galatasaray
Galatasaray'ın son 10 yılına baktığımızda da dipler ve zirveler varken ortalama giden hiç bir şey yok. Galatasaray'ı futbolda başarıya ulaştıran şey istikrarı, takım olması ve alt yapısıydı. Jupp Derwall ile başlayan(ilk 2 sene şampiyon olamamasına rağmen takımın başında kaldı) Feldkamla devam eden ve Fatih Terimle son bulan dönemde Galatasaray tam 8 Türkiye ligi 6 cumhurbaşkanlığı kupası 6 tsyd kupası 5 türkiye kupası kazandı.Aynı takım 1988 de şampiyon klupler kupasında yarı final 92-93 ve 2000-01 de şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı 1 uefa 1 süper kupa kazandı. bu takım miyadını doldurduktan sonra yeni bir yapılanma yapamadı galatasaray. 2000 den 2008 e gelene kadar takım olarak hiç bir beklenti karşılanamadı. zaten 2. Fatih Terim döneminde yapılan harcamalar hem takımı hem klubu zor duruma düşürdü. Takım 1 sene şampiyonluga oynarken bir sen ilk 4'e girmekte zorluk yaşıyordu. bu takımın kalitesiyle alakalı bir durumdu. 2008 de Adnan Polat önemli bir yapılanmaya imza attı. yurtiçinden iyi oyuncular ve gurbetçiler alınarak yeni bir takım oluşturuldu ve takımın başına da bu işi en iyi yapabilecek adam getirildi Karl Heinz Feldkamp. çok iyi oynayan bir takım oluşturdu kalli. disipliniyle oyunculara korku saldı ve sahada adam akıllı oynayan oyuncular vardı taa ki son 6 haftaya kadar. futbolcular kazan kaldırınca kalli gitti işte ordan sonra galatasaray'da futbolcuya bağlı bir yapı oluştu. aslında iyi bir takım vardı ortada 92 2000 arası kalli ile başlayan terimle biten başarıya benzer bir durum da oluştu. kalliyle iyi oynayıp o seneyi şampiyon bitiren takım Fatih Terimle avrupa 3. sü oldu. Kalli de yoktu artık takımın başında ve iyice başarılı olan topçular iyice ipleri eline aldılar ve antrenörlerin iplerini çekmeye başladılar. o takım da maksimum u skibbe ile uefa kupasında hamburga elenerek gördü. Galatasarayın tekrardan çok çok iyi bir yapılanmaya ihtiyacı var. şu anki takım tamamen temizlenmeli. seneye 2-3 maç kaybettikten sonra o piskolojiden çıkamayacakları için takımı daha kötüye sürüklemeleri kaçınılmaz. bu yapılanma sağlanırken ilk olarak çok kaliteli bir antrenöre ihtiyacı var galatasarayın ama bu antrenör Del bosque, Aragones, Rijkaard, Shuester gibi olmamalı. bu kişilerin antrenörlüklerine kimse laf edemez zaten ama bu adamlar hazır iyi oyuncuları olan takımları oynatabilir. ellerindeki kompleks taktikleri bizim türk futbolcularına anlattıklarında ortada olan oyun ile kalite takımları çalıştırdıklarında ortada olan oyun bariz şekilde görülüyor. bu adamlar bir taktik üzerinde uzmanlaşmış ve o taktigi mükemmel oynatmak isteyen adamlar. bu tarz bir antrenör gelirse yine başarısızlık kaçınılmaz olur. peki nasıl antrenör gelmeli? yeni takım kuran, farklı takımlarla çalışıp başarılı olan bir antrenör olmalı. aklıma 3 tane örnek geldi mesela bunu yazarken. Lucescu (shaktar, beşiktaş) low(alman milli takımı) felix magath (2-3 tane takımı var) eğer bu tarzda bir antrenör gelirse genç yerli oyuncular ve alt yapi ile galatasaray 4-5 yıl içinde üst düzey bir takım olması hayal değil. amatör takımlara bakarsak bayan basketbol takımının küme düşmesi rezaletti. bu sene haric şampiyonluğa oynayan bir erkek basketbol takımı yok. bayan basketbol takımı yeniden yapılandırıldı bu konuda haklarını yememek lazım 2009 da eurocup şampiyonlugu 2010 da eurosupercup 2. liği var ve şimdilik kötü giden bişey yok. voleybol bayan takımı challenge cup da final four oynadı. ama yine de amatör branşlarda yerel bir başarı yok. son 10 yılda basketbol ve voleybolda hiç bir türkiye şampiyonlugu yalşayamadı ve bu alanda rakibi fenerbahçenin çok çok gerisinde.
son 10 yılda doğruları ve yanlışlarıyla 3 büyükler
Fenerbahçe
Son 10 yılın en fazla atılım yapan takımı kuşkusuz fenerbahçedir. Bu atılımın baş mimarı da hiç kuşkusuz kimilerine göre fenerbahce tarihinin en iyi başkanı olarak gösterilen Aziz Yıldırım'dır. Şöyle kabaca bir bakarsak futbolda 12 yıllık başkanlık döneminde sadece 3 şampiyonluk görebildi Aziz Yıldırım. .Bu dönemde 6 kez Galatasaray 2 kez Beşiktaş 1 kez de Bursaspor şampiyon oldu. Peki neydi Aziz Yıldırım'ı bu kadar başarı gösteren şey? Cevap çok zor olmasa gerek... Türkiye'ye gelmesi imkansız denilen oyuncuları getirdi, şampiyonlar liginde çeyrek final oynattı, amatör branşlarda çok önemli gelişmeler gösterdi, çok modern stad yaptı ve klup bütçesini çok çok iyi seviyelere çıkardı. .Biraz doğrulardan bahsedersek; çok iyi oyuncular getirdi mesela Alex, Appiah, Anelka, Roberto Carlos, Ortega, Revivo, Rapaic, Kezman bunlardan aklıma şimdilik gelenleri. bu oyuncular takımın kalitesini oldukça yükselttiler ve bu yükselme de şampiyonlar liginde çeyrek final oynayarak son buldu. 3 şampiyonluk kazandı takım, bu sayı şanssızlıklar olmasa 5 de olabilirdi. Amatör branşlarda çok önemli sponsorluk hamlelerine imza atıldı. erkek basketbol takımının ülkerle bayan voleybol takımının da acıbademle birleşmesi süper hamlelerdi. bu branşlarda her sene şampiyonluğa oynayan takımlar oluşturuldu. Gelelim şimdi yanlışlara esas önemli olan bunlar çünkü... En önemli yanlış en ufak başarısızlıklar da fevri kararlar alınması bu hemen hemen her dalda oldu. 2010 yılında fırtına gibi esen bir bayan voleybol takımı vardı Fenerbahçe'nin sadece şampiyonlar ligi finalinde yenilmişlerdi. O takımın kurulmasında antrenör seçiminde hiç bir problem yoktu ama final de kaybetmeyle takım nerdeyse baştan aşağı değişti ve bu sene alınan sonuç ortada. evet dünyanın en iyi antrenörü ze roberto geldi en iyi pasör geldi vs vs ama bir önceki seneden farkları takım olamamalarıydı çok fazla yabancı vardı ruh yoktu takımda... eğer geçen seneki kadro gitmek isteyenler dışında korunsa ve gidenlerin yeri doldurulsa bu sene kesinlikle şampiyon olurdu. sadece 1 maç kaybedeb takım niye bozulur aklım almıyor ama fenerbahçede bu olay her alanda oluyor. futbol takımının başında 3 sene üst üste çalışan antrenör yok aslında bu kadar dengesiz sonuçlar alınması ve 3 şampiyonlukta kalınması normal... aynı kadronun 3 sene üst üste oynamışlığı da yoktur heralde. takım en maksimum performansa Zico zamanında ulaştı. ilk senesinde şampiyon olup 2. senesinde şampiyonlar liginde çeyrek final oynamak eğer daha önce buna benzer performansınız yoksa çok büyük başarıdır. Zico kaybedilen lig şampiyonlugu sonrası yollandı yerine aragones geldi. ilk bakışta avrupa şampiyonu teknik direktörü almak gayet süper görünüyor aslında ama gel gör ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Zico'nun gönderilme sebebi para olarak gösterildi Zico senden senelik 5 milyon euro da istese verebilecekken sırf lig şampiyonlugu gitti diye verilmedi... sebep para olsa kendisinin 2-3 katı maaşa sahip aragones 16-17 milyon euroluk guiza alınmazdı. sen eger 1-2 milyon euro fazlayı zicoya versen bu masraflar hiç girmicek ve başarılı olan takımın aynı başarıyla devam edecekti. Şimdi bu durum umarım Aykut Kocaman'a yapılmaz. Aykut hoca kendi sistemini takıma oturtmaya çalışıyor gayet de iyi oynadıgı maçlar var bırak Aykut hoca bu sene 2. olsun (şampiyon da olabilir tabi ki) seneye 4. sonra 3. vs vs olsun ama 4 yıl o sistem oturduktan sonra 10 yılını garantiye alırsın. bu sadece utopiadan ibaret. bunun böyle olmıcagını hepimiz biliyoruz. Erkek basketbol takımı'da bu sene euroleage de çok iyi performanslar sergiledi aynı takım korunursa 1-2 sene içinde final four oynaması kaçınılmaz ama gelin görünki orda da heran radikal değişiklikler olabilir 5-6 tane yıldız falan gelir koç değişir takım hüvviyeti kaybedilir ve takım her sene biyere kadar gider beklenen başarı bir türlü gelmez. Fenerbahçe'de radikal değişikliklerin yapılmadıgı tek yer bayan basketbol takımı zaten yapılmaması lazım en iyi yerli oyuncular kendilerinde ve aşağı yukarı aynı takım yıllardır devam ediyor. avrupada defalarca final four un kapısından dönülmesine ragmen lig de her sene şampiyon olmak başarı olarak görüldügü için pek değişikliğe ihtiyaç duyulmamış anlaşılan. Bütün bunlar ışığında Fenerbahçenin tek sorunu sabır ve fevri hareket etmemek. diğer rakiplerinden üstün olan bütçesi ve yapılanmasıyla her alanda başarılı olmak için tek rakipleri kendileri...
Son 10 yılın en fazla atılım yapan takımı kuşkusuz fenerbahçedir. Bu atılımın baş mimarı da hiç kuşkusuz kimilerine göre fenerbahce tarihinin en iyi başkanı olarak gösterilen Aziz Yıldırım'dır. Şöyle kabaca bir bakarsak futbolda 12 yıllık başkanlık döneminde sadece 3 şampiyonluk görebildi Aziz Yıldırım. .Bu dönemde 6 kez Galatasaray 2 kez Beşiktaş 1 kez de Bursaspor şampiyon oldu. Peki neydi Aziz Yıldırım'ı bu kadar başarı gösteren şey? Cevap çok zor olmasa gerek... Türkiye'ye gelmesi imkansız denilen oyuncuları getirdi, şampiyonlar liginde çeyrek final oynattı, amatör branşlarda çok önemli gelişmeler gösterdi, çok modern stad yaptı ve klup bütçesini çok çok iyi seviyelere çıkardı. .Biraz doğrulardan bahsedersek; çok iyi oyuncular getirdi mesela Alex, Appiah, Anelka, Roberto Carlos, Ortega, Revivo, Rapaic, Kezman bunlardan aklıma şimdilik gelenleri. bu oyuncular takımın kalitesini oldukça yükselttiler ve bu yükselme de şampiyonlar liginde çeyrek final oynayarak son buldu. 3 şampiyonluk kazandı takım, bu sayı şanssızlıklar olmasa 5 de olabilirdi. Amatör branşlarda çok önemli sponsorluk hamlelerine imza atıldı. erkek basketbol takımının ülkerle bayan voleybol takımının da acıbademle birleşmesi süper hamlelerdi. bu branşlarda her sene şampiyonluğa oynayan takımlar oluşturuldu. Gelelim şimdi yanlışlara esas önemli olan bunlar çünkü... En önemli yanlış en ufak başarısızlıklar da fevri kararlar alınması bu hemen hemen her dalda oldu. 2010 yılında fırtına gibi esen bir bayan voleybol takımı vardı Fenerbahçe'nin sadece şampiyonlar ligi finalinde yenilmişlerdi. O takımın kurulmasında antrenör seçiminde hiç bir problem yoktu ama final de kaybetmeyle takım nerdeyse baştan aşağı değişti ve bu sene alınan sonuç ortada. evet dünyanın en iyi antrenörü ze roberto geldi en iyi pasör geldi vs vs ama bir önceki seneden farkları takım olamamalarıydı çok fazla yabancı vardı ruh yoktu takımda... eğer geçen seneki kadro gitmek isteyenler dışında korunsa ve gidenlerin yeri doldurulsa bu sene kesinlikle şampiyon olurdu. sadece 1 maç kaybedeb takım niye bozulur aklım almıyor ama fenerbahçede bu olay her alanda oluyor. futbol takımının başında 3 sene üst üste çalışan antrenör yok aslında bu kadar dengesiz sonuçlar alınması ve 3 şampiyonlukta kalınması normal... aynı kadronun 3 sene üst üste oynamışlığı da yoktur heralde. takım en maksimum performansa Zico zamanında ulaştı. ilk senesinde şampiyon olup 2. senesinde şampiyonlar liginde çeyrek final oynamak eğer daha önce buna benzer performansınız yoksa çok büyük başarıdır. Zico kaybedilen lig şampiyonlugu sonrası yollandı yerine aragones geldi. ilk bakışta avrupa şampiyonu teknik direktörü almak gayet süper görünüyor aslında ama gel gör ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Zico'nun gönderilme sebebi para olarak gösterildi Zico senden senelik 5 milyon euro da istese verebilecekken sırf lig şampiyonlugu gitti diye verilmedi... sebep para olsa kendisinin 2-3 katı maaşa sahip aragones 16-17 milyon euroluk guiza alınmazdı. sen eger 1-2 milyon euro fazlayı zicoya versen bu masraflar hiç girmicek ve başarılı olan takımın aynı başarıyla devam edecekti. Şimdi bu durum umarım Aykut Kocaman'a yapılmaz. Aykut hoca kendi sistemini takıma oturtmaya çalışıyor gayet de iyi oynadıgı maçlar var bırak Aykut hoca bu sene 2. olsun (şampiyon da olabilir tabi ki) seneye 4. sonra 3. vs vs olsun ama 4 yıl o sistem oturduktan sonra 10 yılını garantiye alırsın. bu sadece utopiadan ibaret. bunun böyle olmıcagını hepimiz biliyoruz. Erkek basketbol takımı'da bu sene euroleage de çok iyi performanslar sergiledi aynı takım korunursa 1-2 sene içinde final four oynaması kaçınılmaz ama gelin görünki orda da heran radikal değişiklikler olabilir 5-6 tane yıldız falan gelir koç değişir takım hüvviyeti kaybedilir ve takım her sene biyere kadar gider beklenen başarı bir türlü gelmez. Fenerbahçe'de radikal değişikliklerin yapılmadıgı tek yer bayan basketbol takımı zaten yapılmaması lazım en iyi yerli oyuncular kendilerinde ve aşağı yukarı aynı takım yıllardır devam ediyor. avrupada defalarca final four un kapısından dönülmesine ragmen lig de her sene şampiyon olmak başarı olarak görüldügü için pek değişikliğe ihtiyaç duyulmamış anlaşılan. Bütün bunlar ışığında Fenerbahçenin tek sorunu sabır ve fevri hareket etmemek. diğer rakiplerinden üstün olan bütçesi ve yapılanmasıyla her alanda başarılı olmak için tek rakipleri kendileri...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)