8 Nisan 2011 Cuma

Galatasaray

Galatasaray'ın son 10 yılına baktığımızda da dipler ve zirveler varken ortalama giden hiç bir şey yok. Galatasaray'ı futbolda başarıya ulaştıran şey istikrarı, takım olması ve alt yapısıydı. Jupp Derwall ile başlayan(ilk 2 sene şampiyon olamamasına rağmen takımın başında kaldı) Feldkamla devam eden ve Fatih Terimle son bulan dönemde Galatasaray tam 8 Türkiye ligi 6 cumhurbaşkanlığı kupası 6 tsyd kupası 5 türkiye kupası kazandı.Aynı takım 1988 de şampiyon klupler kupasında yarı final 92-93 ve 2000-01 de şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı 1 uefa 1 süper kupa kazandı. bu takım miyadını doldurduktan sonra yeni bir yapılanma yapamadı galatasaray. 2000 den 2008 e gelene kadar takım olarak hiç bir beklenti karşılanamadı. zaten 2. Fatih Terim döneminde yapılan harcamalar hem takımı hem klubu zor duruma düşürdü. Takım 1 sene şampiyonluga oynarken bir sen ilk 4'e girmekte zorluk yaşıyordu. bu takımın kalitesiyle alakalı bir durumdu. 2008 de Adnan Polat önemli bir yapılanmaya imza attı. yurtiçinden iyi oyuncular ve gurbetçiler alınarak yeni bir takım oluşturuldu ve takımın başına da bu işi en iyi yapabilecek adam getirildi Karl Heinz Feldkamp. çok iyi oynayan bir takım oluşturdu kalli. disipliniyle oyunculara korku saldı ve sahada adam akıllı oynayan oyuncular vardı taa ki son 6 haftaya kadar. futbolcular kazan kaldırınca kalli gitti işte ordan sonra galatasaray'da futbolcuya bağlı bir yapı oluştu. aslında iyi bir takım vardı ortada 92 2000 arası kalli ile başlayan terimle biten başarıya benzer bir durum da oluştu. kalliyle iyi oynayıp o seneyi şampiyon bitiren takım Fatih Terimle avrupa 3. sü oldu. Kalli de yoktu artık takımın başında ve iyice başarılı olan topçular iyice ipleri eline aldılar ve antrenörlerin iplerini çekmeye başladılar. o takım da maksimum u skibbe ile uefa kupasında hamburga elenerek gördü. Galatasarayın tekrardan çok çok iyi bir yapılanmaya ihtiyacı var. şu anki takım tamamen temizlenmeli. seneye 2-3 maç kaybettikten sonra o piskolojiden çıkamayacakları için takımı daha kötüye sürüklemeleri kaçınılmaz. bu yapılanma sağlanırken ilk olarak çok kaliteli bir antrenöre ihtiyacı var galatasarayın ama bu antrenör Del bosque, Aragones, Rijkaard, Shuester gibi olmamalı. bu kişilerin antrenörlüklerine kimse laf edemez zaten ama bu adamlar hazır iyi oyuncuları olan takımları oynatabilir. ellerindeki kompleks taktikleri bizim türk futbolcularına anlattıklarında ortada olan oyun ile kalite takımları çalıştırdıklarında ortada olan oyun bariz şekilde görülüyor. bu adamlar bir taktik üzerinde uzmanlaşmış ve o taktigi mükemmel oynatmak isteyen adamlar. bu tarz bir antrenör gelirse yine başarısızlık kaçınılmaz olur. peki nasıl antrenör gelmeli? yeni takım kuran, farklı takımlarla çalışıp başarılı olan bir antrenör olmalı. aklıma 3 tane örnek geldi mesela bunu yazarken. Lucescu (shaktar, beşiktaş) low(alman milli takımı) felix magath (2-3 tane takımı var) eğer bu tarzda bir antrenör gelirse genç yerli oyuncular ve alt yapi ile galatasaray 4-5 yıl içinde üst düzey bir takım olması hayal değil. amatör takımlara bakarsak bayan basketbol takımının küme düşmesi rezaletti. bu sene haric şampiyonluğa oynayan bir erkek basketbol takımı yok. bayan basketbol takımı yeniden yapılandırıldı bu konuda haklarını yememek lazım 2009 da eurocup şampiyonlugu 2010 da eurosupercup 2. liği var ve şimdilik kötü giden bişey yok. voleybol bayan takımı challenge cup da final four oynadı. ama yine de amatör branşlarda yerel bir başarı yok. son 10 yılda basketbol ve voleybolda hiç bir türkiye şampiyonlugu yalşayamadı ve bu alanda rakibi fenerbahçenin çok çok gerisinde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder